TSUNAMİ VE AÇEH

                   

   Bu sunumda bir zamanlar Sumatra adasının en gözde şehirlerinden olan, dünyanın en güzel turistik şehirlerden biri olarak bildiği Açe şehrinin, maruz kaldığı tsunami felaketiyle nasıl yerle bir olduğuna şahit olacaksınız. Haritada bile şekli değişen şehrin içinde, yeri değişmeyen mekanları görerek yüce Yaradan’ın hikmetleri karşısında hayrete düşeceksiniz.

   Evet, bundan 5 yıl önceydi, tarih 26 Aralık 2004 günlerden Pazar. O gün yine karanlık gecenin ardından sabah olmuştu. Doğudan doğan güneş her zamanki gibi gülmeyecek, ışığını etrafa saçarken bugün yürekleri üşütecekti.  İnsanlar hiçbirşeyden habersiz günlük işleriyle meşguldü. Denizde her zamanki durgun sessizlik! Nereden bileceklerdiki bunun fırtına öncesi bir sessizlik olduğunu. İnsanlar bir an da büyük bir yer sarsıntısıyla irkildi belki de çoğu bu sallantıyı gelip geçici küçük bir deprem olarak düşündü. Bilemezlerdi ki, bu sallantının ardından, denizin şaha kalkıp göklere yükseleceğini ve bütün şehri bir anda yok edeceğini.

kuasa Tuhan

   Çocuklar hiçbir şeyden habersiz masumca sahil kenarında oynuyordu. Uzaktan yükselen bir karartı belirdi, herkes o karartının ne olduğunu anlamak için beklemeye durdu. Gelenin çılgın dalgalar olduğunu anlayınca kaçışmaya başladılar ama ne yazık ki dalgalar onlardan hızlıydı ve bir anda, ne olduğunu bile anlayamadan azgın sularla her şey sürüklenip şehrin içine doğru ilerledi. Ve işte, Tsunami anı…

   Japonca da liman dalgası anlamına gelen tsunami sözcüğü,okyanuz ya da denizlerin tabanında oluşan, deprem, volkan patlaması ve bunlara bağlı, taban çökmesi,  zemin kayması gibi tektonik olaylar sonucu,denize geçen enerji nedeniyle oluşan uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder.

   Tsunami sözcüğü, dünya dillerine 15 Haziran 1986 da, Japonya da 21 bin kişinin hayatını kaybettiği, Büyük Meiji tsunamisinden sonra girmiştir. Tsunami ilk oluştuğunda, tek bir dalgadır ancak kısa bir süre içerisinde, üç ya da beş dalgaya dönüşerek, çevreye yayılmaya başlar.Bu dalgaların birincisi ve sononcusu çok zayıftır, ancak diğer dalgalar etkilerini kıyılarda şiddetli biçimde hissettirebilecek bir enerjiyle ilerler. Nitekim , Açeh sahillerinde de öyle oldu, ama insanlar dalgaların yükselmesinin ikinci tsunamiyi getirdiğini anlayamadılar.

   Deniz dalgaları, insanların çığlıkları ile ilerliyordu. Bir yandan yukarılara tırmanmaya çalışanlar, öte yandan dalgalara yenik düşenler. Her taraf, birkaç dakika içinde yerle bir oldu. Tsunami sonrası denizdeki sessizliği, çocuklarını kaybeden annelerin çığlıkları bozuyordu. Sanki bir anda hayat durmuştu. İnsanlarda büyük bir şaşkınlık hakimdi. Ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Ortalık cesetlerle doluydu.Zaman ilerledikçe

insanlar çaresiz bir yerlerden kendilerine uzanacak yardım ellerini bekliyordu. İnsanlar yardım edecekti ama ulaşım felç olmuş sağlık tehdit altındaydı.Gözlerde yaş dinmez olmuştu.Acılar acısını yaşıyordu Açe. Küçük gözler bile nemliydi artık . Umutla çarpan yürekler,ellerini semaya kaldırıp dua dua yalvarıyordu.

   Tıpkı yüzyıllar öncesinde Portekizle olan savaşlarında, Açe Sultanının Osmanlı padişahi 2.  Selim’den yardım istemesi üzerine, 2. Selim’in tekrar dönmelerini bile düşünmediği 600 kişilik ordusunu yardıma göndermesi gibi Osmanlının torunlarından olan, Pasiad gönüllüleri de hastalık veba dinlemeden Açe halkına yardım elini uzattılar.Tsunamiden sonra insanlar ilk sıcak yemeği Pasiad’ın kurduğu çadırlarda yiyebildiler. Yardım etmek isteyen Türk halkı uçaklarla akın akın Açe’ye geliyor, açelilerin acılarını yerinde paylaşmak istiyordu. Tsunamiden sonra ki,ilk okul da yine Pasiad’ın fedakar eğitim gönüllülerinin yardımlarıyla açıldı. Birçok yardım kuruluşu geri çekilmişken fedakar Türk insanı hala oralarda ve hala yardımlarına devam etmekte. Tsunaminin hemen ardından temeli atılan ve bir yıl içerisinde inşaatı bitirilerek eğitime başlayan Fatih Türk Koleji, 300 kişilik kapasitesiyle ve yetim çocukları da barındıran yurduyla 4 yıldan beri eğitim vermekte ve Açe gençliğinin geleceğine ışık tutmaya çalışmakta. Yüzyıllar öncesinde yurtlarına dönmeyen ve oralarda ölen Osmanlı askerinin mezar taşlarıda sanki şimdiki Türk Kolejinin temel taşları hükmünde.

   Yardımlarıyla Açe halkının yaralarını saran tüm Türk halkına teşekkür ediyoruz…

(Ankara 2008, Anindita Alisia Amanda)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s